Takva Nedir Müttaki Kime Denir
Takva , korkma, sakınma, Allah korkusuyla günahlardan korunmak demektir.
Muttaki, takva üzere yaşayan mü’min demek olur.
Takvada ilk akla gelen, haramları terktir. Bunu, mekruhlardan sakınma takip
eder. Mekruh, çirkin bulunan, hoş karşılanmayan fiil, söz ve hâllere denir.
Bunların terk edilmeleri de takvadandır. Daha sonra şüpheliler karşımıza
çıkar. Bunların da mekruhlar gibi haramla bir başka komşulukları vardır.
Hakkında kesin bir hüküm olmayan işlerde, takvaya uygun olanı, haram olma
ihtimalini gözeterek o fiilleri terk etmektir. Sonra mübah ve helâl olanlar
gelir. Bunlardan yeteri kadar istifade edip israftan sakınmak da
takvadandır.
Allah Resûlü (asm.) “Helâl belli, haram da bellidir. Fakat bu ikisinin
arasında şüpheli şeyler vardır.” diye başlayan bir hadis-i şeriflerinde
şöyle buyurur:“Nasıl bir çoban, koruluğun kenarında koyun otlattığında,
koyunlarının her an koruluğa girme ihtimali varsa, şüpheli şeylerden
korunmayanın da harama düşme ihtimali öylece vardır.”
Şüpheli, haramın en yakın komşusudur. O araziye girenin bir süre sonra haram
sahasına düşmesi kuvvetle muhtemeldir. Şüpheliden sakınanlarla haram arasına
bir tampon bölge girmiş oluyor.
Kur’an-ı Kerimden bir takva dersi:
“...Yakıtı insanlar ve taşlar olan ve kâfirler için hazırlanan o dehşetli
ateşten sakının.” (Bakara Sûresi,14) Tefsir alimlerimiz, bu âyet-i kerimede
sözü edilen taşların, putlar olduğunu söylerler. Bu âyet-i kerimede yakıtı
taşlar olan bir cehennemin dehşeti yanında, mümini ürperten bir başka tehdit
daha vardır. O da putlarla beraber yanma, aynı mekânda birlikte bulunma,
onların tâbi olduğu muameleye maruz kalma zilletidir.
Takva ve salih amel, ruh ve kalbin terakkisinde iki esastırlar. Salih amel
ile manevi kârlar elde edilir. Takva ile de bu kâr korunur ve zararlardan
uzak kalınır. Zarar yollarını kapamayan bir insan, kazandığından çok daha
fazlasını kaybedebilir ve bu yolun sonu iflasa çıkar.
İflasla ilgili şu hadis-i şerif çok ürkütücü ve korkutucudur:
“Ümmetimden müflis o kişidir ki; kıyamet günü namaz, oruç ve zekât gibi
ameller ile gelir. Buna karşılık ona buna sövmüş, iftira etmiş, kiminin
malını yemiş, kiminin kanını dökmüş ve kimini de dövmüştür. Ahirette bu
iyilikleri hak sahiplerine dağıtılır. İyilikleri yetmeyip bittiği zaman da
hak sahiplerinin günahlarından bir kısmı alınıp kendisine yüklenir ve
cehenneme atılır.”
Takvanın üç mertebesi vardır:
1- Şirkten takva: İman ederek şirkten korunmak. Kişi böylece ebedî
cehennemde kalmaktan korunmuş olur.
2- Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan
sakınmak. Takvanın en yaygın mânâsı budur.
3-Masivadan takva: Kalbini, Hak’tan alıkoyan her şeyden uzak tutmak.